1924 YILINA AİT BİR SİNEMA YAZISI ÜZERİNE

“Bir filmde oynamak hiç beklemediğim bir teklifti. Birdenbire, peki dedim.”
Bedia Muvahhit

“Sanatın ruhuma verdiği güzel sarhoşluk içindeydim.”
Afife Jale

Sinema Postası dergisinin ilk sayılarından biri

Türkiye’de sinema sanatı 1900’lü yılların başında belgesel ve kısa metraj çekimler olarak gerçekleşmiş ve cumhuriyetin ilanının ardından yavaş yavaş bir sinema seyirci kitlesi oluşmaya başlamıştı. İlk sinema dergilerinden biri olan “Sinema Postası” 8 Aralık 1923 tarihinde yayın hayatına başladı. Sahibi, şair Nazım Hikmet’in babası Hikmet Nazım olup, başyazar olarak Vedat Örfi Bey görev almıştı. Vedat Örfi Bengü, film yönetmeni ve senarist olup, aynı zamanda melodram türünde eserler de oluşturmuştur. Farklı sinema dergilerinde de eleştiriler kaleme alan Vedat Örfi Bengü, 1925 yılında Mısır’a gitmiş ve “ISIS FILM CORPORATION” adıyla bir şirket kurmuştur. Mısır sinemasının kurucularından biri kabul edilir.

Vedat Örfi Bengü. Portresi ve rol aldığı “Ateşten Gömlek” filminin setinden bir görüntü.

Bu yazımda, Vedat Örfi Bey’in, dönemin meşhur sanatçısı Bedia Muvahhit’i tanıttığı bir yazıyı paylaşacağım. Söz konusu yazı, 1924 yılında Sinema Postası dergisinin 8. sayısında yayınlanmıştır. Kalın İtalik harfler yazıdan birebir alıntıdır. Diğerleri benim tercüme ve yorumlarımdır. Beğenmeniz dileğiyle.

***

SANATKÂRLARIMIZI TANIYALIM: Bedia Muvahhit Hanım

Bu ismi telaffuz ederken, Türk sanayi-i nefîsesine (güzel sanatlara) Türk kadınlığının şu son seneler zarfında gösterdiği alâkayı hatırlamamak ve alkışlamamak mümkün değildir.

Bugüne kadar temâşâ (gösteri) sahamız, köhne telâkkilere (eskimiş görüşlere) daima kurban olmuştu. İhmal, nisyân, (unutmak) hep bunun müellim (acı veren) bir neticesiydi. Tiyatro, bir mürşid gibi görülmekten ziyade bir müfsit olmak ithamına maruz kaldı. (Tiyatro, bir yol gösterici gibi görülmek yerine, bozucu, yıkıcı bir şey olmakla suçlanıyordu.)

Çok şükür, münevverleşen (aydınlaşan) fikirler, tamamen değilse bile kısmen bu yanlış zanları ortadan kaldırdı. Bugün, bir “Temâşâ”ya sahibiz. İyi, kötü, sağlam, çürük, seyredebileceğimiz, ahlaki derslerin akislerini bulabileceğimiz bir sahnemiz, “sanatkâr” unvanına fazlasıyla layık üstatlarımız, sahnenin itilâsına (yükselmesine) çalışan rehberlerimiz var.

Bedia Muvahhit

Her mazhariyette (hedefe varmakta) sürat aranmamalıdır. Terâkki, itilâ, tedrici olursa muvaffakiyetle neticelenir. (Gelişme ve yükselme kademe kademe gerçekleşirse başarıya ulaşır.) Bunun için sahnelerimizi kemiren, istila eden pürüzlü lisanlardan kurtuluncaya kadar, hayli tahammül ettik. Nihayet Darülbedayi, (İstanbul Şehir Tiyatroları) bize ilk muvaffakiyeti (başarıyı) gösterdi. Afife’yi tanıttı. Maalesef, hükümetin, manasız tedbirleri, bu muvaffakiyeti de fâsıla-i saltanata uğrattı. (Kesintiye uğrattı. Bu cümlede, tiyatro sanatçısı Afife Jale Hanım’ın müslüman kadın olduğu için devlet tarafından engellenmesi kastediliyor.)

Tiyatroyu tamamıyla benimsemeyen, köhne telâkkilerin muharrib neticelerinden (eskimiş görüşlerin yıkıcı sonuçlarından) kurtulmayan bir memlekette bir İslam hanımının, sahneye çıkması, şanlı olduğu nisbette mûcib-i takdir (takdire layık) bir fedakârlıktır.

İşte Bedia Muvahhid Hanım, bu fedakârlığın kahraman muzafferlerinden (zafer sahiplerinden) biridir. İctimai mevkiinin (sosyal konumunun) yüksekliğine rağmen hiç çekinmedi. Tahtie-âmiz nazarlara göğüs gerdi. (Alaycı ve önyargılı bakışlara katlandı.) Yalnız sanat, münhasıran, (özellikle) sanat aşkıyla, tiyatronun ufkuna, hakikat-i halde (gerçekte) bir “edep kürsüsü” demek olan bu sevimli muhite (çevreye, camiaya) koştu.

Bedia Muvahhid Hanım, iyi bir aileye mensuptur. Fransız Lisesi’nde tahsil gördü. Henüz mektepte iken, verilen husûsi müsamerelerde roller derûhte eder, (üstlenir) müstesna istidâdı herkesin nazar-ı takdirini celb eylerdi. (… kendine has yeteneğiyle herkesin takdirini hak ederdi.) Mektepten çıktıktan sonra muhtelif liselerde edebiyat ve Fransızca muallimeliğinde (öğretmenliğinde) bulundu. Bedia Hanım, Fransızcaya fevkalade vâkıftır. Edebiyata son derece meraklı olduğu gibi bundan birkaç sene evvel, Darülbedayi sanatkârlarından Refet Bey’le izdivaç eden (evlenen) Bedia Hanım, bütün nazarlarını, öteden beri meclûb bulunduğu (tutkun olduğu) hayat-ı temâşâya (gösteri dünyasına) çevirmekte ve onun samimi bir mensubu (üyesi) olmakta tereddüt etmedi. 

“Kemal Film” müessesesine, iyi bir mukavele ile girdi. Ateşten Gömlek filminde, meslek hayatının yeniliğine rağmen çok yüksek bir kudret gösterdi. Darülbedayi sanatkârlarının İzmir seyahatine iştirak etti. En mühim rollerde, ümidin fevkinde bir muvaffakiyet kazandı. (… beklenenin ötesinde başarı gösterdi.)

Bugün Bedia Muvahhid Hanım, zevci (eşi) gibi tam manasıyla bir temâşâ kahramanıdır. Mini mini bir yavrunun neşelendirdiği yuvaları, milli tiyatroculuğunun terâkkisine nigeh-bân[8] nazarlarla müzeyyendir. (..evleri ulusal tiyatronun gelişmesine hizmet eden bir bekçi gibidir)

Zevc, zevce, (karı-koca) rollerdeki muvaffakiyetlerini süslemeye çalışmakla beraber piyesler de vücuda getiriyorlar.

Hülasa: (özetle) Bugün Muvahhid ile Bedia’nın hayatlarına, tam bir temâşâ saati diyebiliriz. Muvahhid Refet’i fazla takdim etmeye lüzum var mı, bilmem?… Temâşâ ile en az alâkadar olanlar içinde bile onun fıtri istidâdına yabancı yoktur. (Gösteri sanatıyla en az ilgilenenler bile onun doğuştan gelen yeteneğini bilirler.)

Darülbedayi’in her mesai devrinde (her döneminde) Muvahhid daima şanlı bir temâşâ (gösteri) kahramanı oldu.

Temenni ederiz ki, bu iki sanat aşığı zevc, zevce bundan böyle de temâşâmızın ilerlemesinde mühim birer uzuv (alet, vasıta) olsunlar.

Bizden teşvik… teşciʻ (cesaretlendirme) … tebrik ve teşekkür…

***

Kaynak: (Arap harflerinden Latin harflerine çevirenler) Samime İnceoğlu ve Ayşe Yılmaz. Türk sineması araştırmaları vakfı internet sitesi.

Yazıda isimleri geçen şahıslar hakkında kısaca bilgi vermek isterim.

Bedia Muhavvit hanım, sanat hayatının ardından 1994 yılında 97 yaşında öldü. Kadıköy, Yoğurtçu Parkı karşısındaki bir sokağa ismi verilmiştir.

Vedat Örfi Bengü, yurda döndükten sonra çeşitli filmlerde rol aldı, daha sonra kızının ismini verdiği Ülkü Film şirketini kurdu ve yapımcılığa başladı. 1953’te ölmüştür.

İçlerinden en ağır bedeli ödeyen ise Afife Jale hanım oldu. Müslüman Türk kadınlara gösteri dünyasının kapalı olduğu zamanlarda, sinema ve tiyatroda kadın oyuncular, ağırlıklı olarak Ermeniler ve diğer gayri müslimlerden seçilirdi. İstanbul Şehir Tiyatroları müslüman kadınlara kurslar veriyordu ama hiçbir kadın bu kurslara gitmek istemiyordu. Zira, sahnede görev almayacaklarını biliyorlardı.

Afife Jale’nin cenazesi toprağa verilirken. 24 veya 25 Temmuz 1941

Afife Hanım ise sahne gerisinde mülazım artistlik (stajyer oyunculuk) ünvanıyla çeşitli vazifeleri yerine getirmekteydi. Bir akşam, 3 Nisan 1919’da, kadın oyuncu Eliza Binemeciyan aniden yurt dışına gidince, piyesteki Emel rolüne Afife Hanım “Jale” takma ismi ile çıktı. Fakat, kendisinin müslüman tebaadan olduğu anlaşılınca ertesi akşam kapıya polis dayandı. Kadınlara tanınan hakların genişletildiği yıllara kadar Afife Hanım defalarca polis takibine maruz kalmış, çalıştığı sahneler basılmış, bazen karakolda ve diğer makamlarda kendisine adeta bir umumî kadın muamelesi yapılmıştır. Bu süreç içinde yaşadığı gerilimden ve şiddetli baş ağrılarından kurtulmak için morfin almaya başlamış ve maalesef bu alışkanlıktan kurtulamayıp 1941 yılında Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde sefalet içinde hayata veda etmiştir.

Sinema ve tiyatromuzun tüm öncü isimlerini saygıyla anıyorum.

Reklamlar
Bu yazı Sunumlar içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s