“Kİ” BAĞLACI VE “-Kİ” EKİNİN YAZILIŞLARI

Türkçemizde “ki” kelimesi veya eki üç ayrı şekilde kullanılmaktadır.

a) Kelimeyi sıfat yapan ve bitişik yazılan “-ki” eki,
b) Kelimeyi zamir yapan ve bitişik yazılan “-ki” eki,
c) Bir cümleye açıklama, şüphe, pekiştirme, zaman belirtme gibi anlamlar katan ve ayrı yazılan “ki” bağlacı.

turkce

A) KELİMEYİ SIFAT YAPAN “-Kİ” EKİ

Sıfat yapan “-ki” eki, genelde ismin “-da”, “-de”, “-ta”, “-te”  hâllerinden sonra onlara bitişik olarak yazılır. İsmin “-de” hâli hakkında bilgi almak için buraya tıklayınız. Bu şekilde kullanıldığında, “-ki” eki ismin yerini veya sıralamasını belirtir. “-Ki” eki, böylece, “hangi?” sorusuna cevap verir.

Karşıdaki patika seni köye götürür. (Hangi patika? Karşıdaki patika.)

Hangi mendil? –> Çekmecedeki mendil. (Çekmecede duran mendil.)
Hangi resim? –> Şöminenin üstündeki resim. (Şöminenin üstünde asılı olan resim.)
Hangi çığlık? –> Komşudaki çığlık. (Komşu daireden/evden gelen çığlık)
Hangi böcek? –> Mutfaktaki böcek. (Mutfakta duran/gezinen böcek)
Hangi tartışma? –> Yemekteki tartışma. (Yemek yenilirken çıkan tartışma.)

Bazen “-ki” eki, ismin “-de” hâlini kullanmadan da yazılabilir.

Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.

Sıfat yapan “-ki” ekine farklı örnekler:

Sınıftaki çocuk … (herhangi bir çocuk değil, sınıfta gördüğümüz o çocuk)
Londra’daki olaylar … (hitap edilen kişinin konuyu bildiği varsayılarak, yerin belirtildiği olay.)
Güvertedeki sarışın kız … (diğer sarışın kızlar değil, güvertede rastladığımız/gördüğümüz kız)
Sokaktaki gürültü de ne? (sokaktan gelen bu sesler ne?)
Önceki derste hangi konuyu işlediniz? (Herhangi bir ders değil, bir önceki ders)
Ben bu şapkayı alacağım, sen soldaki şapkayı al. (Veya, sen soldakini al.)

Diğer örnekler:
Okuldaki, gemideki, sağdaki, soldaki, ambardaki,  önceki, sonraki, arabadaki, sokaktaki, üstündeki, altındaki, berisindeki, yanındaki, uzaktaki, yakındaki…

(Yanlış: ambarda ki, yanında ki, solumda ki, uzakta ki …vb)

Eğer yer ve sıralama belirten “-ki”, özel isim ile kullanılacaksa, özel ismin sonuna bir tırnak işareti konulur ve “-ki” eki ismin “-de” hâline bitiştirilerek yazılır.

İstanbul’daki, Paris’teki, Asya’daki ..
(Yanlış: İstanbul’da ki, Paris’te ki, Asya’da ki …)

İçinde Everest tepesinin de bulunduğu, Asya’daki sıradağlar Dünya’nın zirvesi kabul edilir.

B) KELİMEYİ ZAMİR YAPAN “-Kİ” EKİ

“-Ki” ekinin bu şekilde kullanımına “ilgi zamiri” de denir ve herhangi bir isme aidiyet/sahiplik özelliği kazandırır. Böyle kullanıldığında “kime ait olan?” sorusuna cevap verilir.

Benim çantam siyah, senin çantan ne renk? (veya, daha kısa olarak:)
Benim çantam siyah, seninki ne renk?
Benimkisi burda. Seninkisi nerde? (Bahsedilen ismin ne olduğu önceden belli)

Hadi topları alalım. Benimki üzerindeki yıldız olan, seninki ise ayı resmi olan.
Hadi topları alalım. Benimkisi yıldızlı, seninkisi ayıcıklı.

benimki, seninki, onunki, bizimki, sizinki … vb
benimkisi, seninkisi, onunkisi, bizimkisi … vb

Sorma, bizimki çok yaramaz. Bütün gün onunla uğraşıyoruz. (Bizim çocuk.)

İlgi zamiri yapan “-ki” eki kullanıldığında, özelliği anlatılan ismi tekrarlamaya gerek kalmaz.

Yılmaz’ın arabası hiç bozulmuyor. Benimki her hafta bir arıza çıkarıyor.
Yılmaz’ın arabası hiç bozulmuyor. Benimkisi zırt pırt yolda kalıyor.
Yılmaz’ın arabası hiç bozulmuyor. Benimkisini sık sık tamire götürüyorum.

(Yanlış: Benimki araba, seninki çocuk …vb)

Eğer, zamir yapan “-ki” eki, özel isimle birlikte kullanılacaksa, özel ismin tamlayıcısı bir tırnak ile ayrılır ve “-ki” eki buna bitiştirilir.

Ayşe’ninki, Fatma’nınki, Cemil’inki… vb.

Senin bebeğin hiç zarar görmemiş. Selma’nınki paramparça olmuş.

C) CÜMLEYE YAN ANLAM KATAN “Kİ” BAĞLACI

Bağlaçlar cümle içinde kullanıldığında ayrı bir kelime olarak kabul edilirler ve bu yüzden isimden ayrı yazılırlar. “Ki” eğer bir bağlaç olarak kullanılırsa, cümleye genel olarak şu yan anlamları katar.

C.1) Anlatılan bir ismin farklı özelliğinin, yine aynı cümle içinde ifade edilmesi.

İstanbul, ki içinde nice aşklar, trajediler yaşanmıştır, dünyanın incisi kabul edilebilir.

Böyle kullanıldığında “ki” bağlacına eşlik eden yan cümle, ana cümleden çıkarıldığında, ana cümlenin anlamı bozulmaz.

İstanbul dünyanın incisi kabul edilebilir.

Beni saatlerce ağlatan o son mektup, aşkımızın bittiğini anlatıyordu.  (yerine:)
Bana yazdığı o son mektup, ki beni saatlerce ağlatmıştır, aşkımızın bittiğini anlatıyordu.

Cümleden, “ki” bağlacından sonra gelen açıklamayı kaldıralım:
Bana yazdığı son mektup aşkımızın bittiğini anlatıyordu.

C.2) Cümledeki anlamın pekiştirilmesi.

Bir yemek yapmış ki parmaklarını yersin.
Öyle bir kadındı ki onu gören günlerce etkisinden kurtulamazdı.
Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlenebilsin. (Atatürk)
Geçmiş zaman olur ki hayali cihan(a) değer.
Anacığımı öyle bir özledim ki burnumda tütüyor.

Bu tür kullanımda, “ki” bağlacından sonra hiçbir şey yazılmasa da anlam pekiştirilmiş olur:

Anacığımı öyle bir özledim ki…

C3) Cümle içindeki bir olayın ne zaman gerçekleştiğini, zaman sürecini belirtmek için.

Tam yeni aldığım kitabı okumaya başlamıştım ki annemler geldi.
Tam ayrılıyordum ki ardımdan “gitme!” diye seslendi.

C.4) Bir kişiyi hafifçe azarlamak, nasihat vermek için.

Sen ki koskoca Osman Ağa’nın oğlusun, böyle şeyler yapmak yakışıyor mu?
Ders bitti mi ki hemen yerinden fırladın !
Bizi bir gün olsun arayıp sordun mu ki şimdi yardım istiyorsun ?!

C.5) Bir kişinin özelliğinin, bir başka kişi üzerindeki etkisini anlatmak için.

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren, bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlâhın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
(Hüseyin Nihal Atsız. “Geri gelen mektup” şiirinden alıntı.)

C.6) Bir hatırayı, geçmişte kalan bir özlemi, pişmanlığı ve benzer duyguları anlatmak için.

Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.
Yazık olmuş o gözlerden sana akan yaşlara.
(Şarkı. Güfte: Turgut Yusuf Yarkent)

Ne günah işledim ki başıma bunlar geldi.

C.7) Çeşitli yüklemlerden (fiillerden sonra) dilek, istek, sonuç vb belirtmek için.

Gül ki benim de gönlümde güller açılsın.
Gel ki yüreğimi dağlayan bu hasret bitsin.
Yardım etme ki, artık bir şeyleri kendi başına yapmayı öğrensin.
Düşün ki, bir gün insanlar savaşmayı bırakmışlar.

***

Bu kullanımların dışında, “ki” bağlacı bazı kelimeler ile birleşip kalıp haline geldiği için bitişik yazılır: belki, hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki, çünkü
(“Çünkü” kelimesi küçük ünlü uyumuna uymuş.)

Aşağıdaki kullanımlarda ise ayrı yazılmalıdır:

öyle ki, böyle ki, şöyle ki, elbette ki, tabii ki, nasıl ki, yeter ki, demek ki, bırak ki, tut ki,
tâ ki, olur ki, ne var ki, kaldı ki…

Aniden etraf bir gümbürtüyle inledi, öyle ki kulaklarımız sağır olacaktı.
Tabii ki, gençliğini yaşamak, gezmek, eğlenmek senin de hakkın.
Tut ki şimdi yanımıza geldi, ona ne söylerdin?
Kabahat yapmış olsa da kardeşine vurmaya hakkın yok; kaldı ki onun böyle bir şey yaptığına inanasım gelmiyor…

“Ki” kelimesinin ne zaman bağlaç şeklinde kullanıldığı iki şekilde anlaşılabilir.

Kullanım-A)
Cümledeki “ki” kelimesi, sıfat veya zamir yapan “-ki” eki değilse o zaman bağlaçtır.
Eğer bağlaç değilse, bu durumda, “-ki” takısı cümleden çıkarıldığında, gramatik bozukluk olacaktır.

Sendeki  kitabı bir süre ödünç alabilir miyim? (Çıkaralım:)
Sende kitabı bir süre ödünç alabilir miyim?

Ayağındakiler çok boyasız, niçin boyatmadın? (Çıkaralım:)
Ayağında ler çok boyasız, niçin boyatmadın?

Kullanım-B)
Bazı durumlarda, cümleden “ki” kelimesi çıkarıldığında, cümlenin anlamında bir daralma olmasına rağmen, gramatik yapı bozulmuyorsa, “ki” bir bağlaç olarak kullanılmıştır.

Sen ki koskoca Osman Ağa’nın oğlusun, böyle şeyler yapmak yakışır mı? (Çıkaralım:)
Sen koskoca Osman Ağa’nın oğlusun, böyle şeyler yapmak yakışır mı?

Bir yemek yapmış ki parmaklarını da yersin. (Çıkaralım:)
Bir yemek yapmış, parmaklarını da yersin.

***

En kesin yöntem (Kullanım-A) şıkkında verilendir. Sıfat ve İlgi Zamiri olan “-ki”
ekinin kullanımı anlaşıldığında, geri kalan kullanımlar -istisnalar dışında- bağlaçtır.
(Belki, çünkü, sanki, halbuki, mademki, meğerki, oysaki … istisnalardır.)

Gününüz aydın olsun.

Kaynaklar:

  1. TDK yazım kılavuzu
  2. Türkçe dersler veren çeşitli siteler.
Reklamlar
Bu yazı Dil yarası içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s