İSMİN HÂLLERİ VE “DA”, “DE” BAĞLAÇLARI

Biliyorum, en sonunda esaslı bir dayak yiyeceğim ama şu “da, de” bağlaçlarının hemen her yerde yanlış kullanıldığını gördükçe dayanamıyorum. Belki Facebook, Twitter gibi yazışma ortamlarında önemli olmayabilir ama bir fikrin işlendiği denemelerde, makalelerde ve çeşitli edebiyat çalışmalarında önem taşır. O yüzden daha detaylı ve açıklayıcı bilgi sunmaya karar verdim. Aslında bunlar ilkokul bilgileri ama sanırım öğretmenlerimiz işlerini biraz savsaklamışlar veya bizler o esnada kağıttan uçak yapıp oynamakla meşgulmüşüz. (İtiraf: ben yan sıradaki kızı dikizliyordum.) Her neyse …

Türkçemizde “da” ve “de” takıları, kelimeleri iki ayrı anlamda kullanılırlar:
1) İsmin hallerinden biri olarak, kısaca ismin -de hâli şeklinde kullanılırlar. Bu durumda ise cins veya özel isme bulunma, ait olma, bitişme vs anlamları verirler
2) Bağlaç (ilgeç) olarak kullanılırlar. Bağlaç olarak kullanıldıklarında ayrı bir kelime olarak kabul edilirler ve cümleye yineleme, vurgulama vs gibi yan anlamlar katarlar. Detayları ile gösterilecektir.

İSİMLER
Varlıkları, şeyleri, hisleri belirtmek için kullandığımız kelimelerdir. Dilbilimsel açıdan çeşitli kategorilere ayrılırlar.
Somut isimler: (Eski dilde müşahhas, teşhis edilebilen) Duyularımız ile algılayabildiğimiz, görebildiğimiz, doğada veya insan yapısı tüm gerçekliklerde karşılığı olan her tür varlığa verilen isimlerdir. Ağaç, toprak, su, apartman, tuğla, televizyon, koku, masa, yaprak …vb.
Soyut isimler: (Eski dilde mücerred, tecrit edilebilen, ayrılabilen) Beş duyumuz ile algılanmayan, zihnimizin soyutlama gücü sayesinde geliştirdiğimiz ve doğada karşılığı olmayan kavramlardır. Saygı, aşk, sevinç, felsefe, disiplin, özlem …vb.

İsimler sunuluş şekillerine göre iki gruba ayrılır:
Cins isimler: Zihnimizde herhangi bir şeyi canlandırmamızı sağlayan ve bir varlık grubunun temsilcisi gibi algılanan her tür kelimedir. Somut veya soyut olabilirler. Ağaç, odun, koyun, masa, sandalye, saygı, güven, teyze, nine, bilim ..vb. Cins isimler bize söylendiğinde, kendi karakteristik özellikleri bulunan bir varlığı düşünürüz. Örneğin “koyun” denildiğinde, aklımıza koyun türünü temsil eden genel bir imge gelir. Oysa özel isimler böyle değildir. Tanımadığımız bir kişinin özel ismi söylendiğinde aklımıza bir şey gelmez. Birisi bize “Turgut” dediğinde, o kişiyi tanımıyorsak, kim olduğunu sorma ihtiyacını hissederiz veya tanıdığımız Turgut isimli birden çok kişi varsa, hangisi olduğunu sorarız. Cümle başında olmadıkları sürece, cins isimler küçük harf ile başlar.
Özel isimler: Bir varlığı kendi türündeki diğer varlıklardan ayıran ve sadece ona özgü olan isimlerdir. Turgut, Ayşe, Fransa, Van Gölü, Sarman (kedi ismi olarak), Karadeniz, Güneş, Samanyolu Galaksisi …vb. Bazen çeşitli tarihsel olaylar, devlet ve imparatorluk isimleri, edebiyat ve sanat akımları da onları benzer süreçlerden ayırmak için özel isim kabul edilirler. Rönenans Dönemi, Aydınlanma Çağı, Roma İmparatorluğu, Reformasyon ..vb. Özel isimlerin ilk harfi daima büyük yazılır.
İsimlerin bunların dışında basit isim, bileşik isim, türemiş isim gibi grupları da vardır. Konuyu uzatmamak için onlara değinmiyorum.

İsimler Türkçede 5 durumdan (hâl) biri içinde bulunurlar.

İsmin yalın hâli: İsmi oluşturan diğer eklere bakılmadan, sadece ismin hâlleri olarak ele alındığında; somut veya soyut, bir ismin hiç bir hâl eki almamış kullanımıdır. Ağaç, peçete, mutfak, Ömer, saygı, güzellik, Türkiye, Amsterdam, Asya, Tekir …vb.

İsmin “-e” hâli: O isme bir yönelme belirtir. Denize, okula, sinemaya, eve, Ömer’e, Türkiye’ye, sanatçıya, topluma aslana, fareye ..vb. Eğer isim cins bir isim ise -e takısı isme birleştirilir.
..eve (ev’e değil) … sanatçıya (sanatçı’ya değil)
Eğer bir özel isim ise, -e hâl takısı isimden bir tırnak (‘) işareti ile ayrılır.
Ömer’e, Londra’ya, Pekin’e …
Bir isim hem cins, hem de özel isim olarak kullanılabiliyorsa, bu duruma bağlı olarak bazen bitişik, bazen ayrı yazılır.
– Haydi, denize koşalım. (Deniz: cins isim)
– Haydi, Deniz’e çay içmeye gidelim. (Deniz: özel isim)

İsmin -i hâli: Bir ismi vurgulamak, dikkati ona çekmek, belirtmek için kullanılır. Mutfağı, odayı, evi, okulu, Yılmaz’ı, Fransa’yı, Asya Kıtası’nı, fareyi, kaplanı..vb. Özel veya cins isimlerde tırnak kullanımı aynen ismin -e halinde olduğu gibidir.

İsmin -de hâli: İsim bu durumda, bir şeyde bulunma, bir yerde olma, bir şeye veya kişiye ait olma gibi durumlar belirtir. İşte ismin -de hâlinin “da” ve “de” bağlaçları ile karıştırıldığı yer burasıdır. Bağlaç konusuna girmeden, ismin -de haline devam ediyorum. Cins veya özel bir isim -de hâl takısı aldığında şu anlamları verir.

Bir yerde olma, bir bölgede olma.
– Zeynep nerde ? İstasyonda.
– Yangın nerde başlamış ? Sanayi bölgesinde çıkmış.
– Bursa’da bu konuyla ilgili bir konferans düzenlenecekmiş.

Diğer örnekler: Okulda, evde, sinemada, gemide, kamarada, mutfakta, dağda, Londra’da, kutuplarda, Türkiye’de, Avusturya’da.

Bir nesnenin bir kişide bulunması, bir sıfatın bir kişiye ait olması anlamını da verir.
Ömer’de yüzlerce kitap var. (Kalıcı aitlik durumu.)
Yeni aldığın kitap nerde ? – Ömer’de. Bitirince verecek. (Geçici aitlik durumu.)
Ömer’de ne kadar çok saplantı var. (Davranış tutum.)
– Şebnem’de öyle bir güzellik var ki bir gören bir daha bakıyor. (Özellik.)

İsimler -de hâl takısı aldıklarında, bu ekler, sessiz harf uyumuna uyarak “da, de, ta, te” şekline dönüşebilir.

… okulda, odada, salonda, banyoda, Fransa’da, Oya’da
… kanepede, evde, gemide, Ömer’de, Sevgi’de, sevgide
… mutfakta, samanlıkta, Balat’ta
… sepette, çiftlikte, Selanik’te, Halep’te

ismin -den hâli: Genelde, bir şeyden, bir kişiden, bir yerden ayrılmayı, ilişki kesmeyi belirtir. Veya bir yerden, bir şeyden, bir kişiden bize yönelişi belirtir.

– Üstüme çok geldiler, işten ayrıldım. (İlişki kesme)
– Çocukluğumun geçtiği bu şehirden ayrılmak beni derinden etkiledi. (Terk, ayrılış.)
– Caddeden acı çığlıklar geliyordu. (Yer belirtme)
– Sana dernekten ne geldi ? (Bir yerden yönelme)

İsmin hâlleri ile ilgili daha detaylı bilgilere, dilbilgisi kitaplarından veya güvendiğiniz bir dilbilim sitesinden ulaşabilirsiniz.

“DA” VE “DE” BAĞLAÇLARI

İsmin 4. hâli olan “-de” halinden ayrı olarak, “da” ve “de” bağlaçları cümleye yineleme, sıralama, dikkat çekme, vurgulama gibi ayrı anlamlar katarlar.

Genel kurallar.

1) “Da” ve “de” bağlaçları ayrı bir kelime olarak kabul edilirler.

Mutfakta ne çok pislik var ! (İsmin -de hali. Cümlede 5 kelime var.)
Mutfak da çok kirlenmiş ! (Bağlaç olarak kullanılıyor. Salon kirli, yatak odası kirli ve mutfak bile ((dahi)) kirli. Cümlede 4 kelime var.)

2) “Da” ve “de” bağlaçları asla sessiz uyumuna uymazlar ve “ta”, “te” şekline getirilmezler.

Gidip de dönmemek var, dönüp de bulmamak var. (Yanlış: Gidip te dönmemek var, dönüp te bulmamak var)

Selanik’te gelişen yeni fikir akımları kısmen Osmanlı dönemi aydınlarını etkilemişti. (İsmin -de hâli. Sessiz uyumuna uyuyor ve özel isimle kullanıldığı için tırnakla ayrılıyor.
Selanik de impatorluğun en sorunlu bölgelerinden biriydi. (Bağlaç olarak kullanılmakta. Yineleme belirtiyor. İmparatorluğun farklı bölgelerinde sorunlar vardı, Selanik bile ((dahi)) onlardan biriydi, onlar gibiydi.)

3) “Da” ve “de” eklerinin bir hâl eki mi, yoksa bir bağlaç mı olduğunu anlayabilmek için, cümleden bu ek çıkarılır. Eğer cümlenin gramatik yapısı bozuluyorsa, bir hâl eki olarak kullanılmıştır. Eğer, cümlenin gramatik yapısı bozulmuyor, fakat anlamı değişiyorsa o zaman bağlaç olarak kullanılmış demektir.

Mutfakta kocaman bir böcek var. (Eki çıkaralım.) Mutfak kocaman bir böcek var. (İsmin -de hâli, gramatik yapı bozuldu.)

Mutfak da çok kirlenmiş. (Eki çıkaralım) Mutfak çok kirlenmiş. (Bağlaç olarak kullanılıyor. Birinci cümlede özellikle mutfağa bir vurgu yok. Mutfağın da diğer yerler gibi kirli olduğu belirtiliyor. İkinci cümlede ise sadece mutfak belirtiliyor) Diğer örnekler:

– Selim’de bulunan kitap neyle ilgili ? (Çıkaralım)
– Selim bulunan kitap neyle ilgili ? (Gramatik bozulma. İsmin -de hali)

– Selim de iyice zırvalamaya başladı. (Çıkaralım)
– Selim iyice zırvalamaya başladı. (Gramatik bozulma yok. Anlam değişti. Bağlaç olarak kullanılmakta.)

4) “Da” ve “de” bağlaçları özel isimlerle birlikte kullanıldıklarında, tırnak (‘) ile ayırmaya gerek yoktur. Karşılaştırın.

Alper’de ne çok kitap var!  (İsmin -de hâli, tırnak kullanılmalı.)
O gün bize Alper de geldi. (Başkaları geldi ve Alper bile (dahi) geldi. Bağlaç olarak kullanılıyor, tırnak (‘) işaretine gerek yok.
Haberi duyunca Pelin de koştura koştura gitti. (Öbürleri gibi…)

5) “Da” ve “de” bağlaçları, ismin yerine geçen zamirlerle birlikte kullanıldığı zaman da ayrı yazılırlar.

– Sende bugün bir şeyler var, çok düşüncelisin. (İsmin -de hali)
– Sen de durumu iyice abarttın. (Bağlaç. Yineleme, azarlama gibi anlam vermekte.)
– Ben de oynamak istiyorum, niye izin vermiyorsunuz ?
– Sizin için sakıncası yoksa, o gece bizler de gelebilir miyiz?

“DA” VE “DE” BAĞLAÇLARININ KULLANIM YERLERİ

1) Bir varlıkta, kişide bulunan özelliğin (sıfatın) bir diğer varlıkta, kişide bulunduğunu vurgulamak için kullanılır. Sıralama, yineleme ..

(Canan güzeldir. Canan’ın annesi güzeldir. Canan onun gibidir.)
Canan da annesine çekmiş, ne kadar güzel.
Canan da tıpkı annesi gibi güzel.

Tıpkı Konya gibi, Diyarbakır da çeşitli türbeleri tarihi eserleri ile, manevî dokusu olan şehirlerimizden biridir.

2) Bir durumun, bir hareketin başka varlıklar veya kişiler tarafından tekrarlandığını anlatmak için kullanılır.

O gün bize Selma da geldi. (Başkalarına ilave olarak geldi.)
Aşık Veysel de diğer ozanlarımız gibi şiirlerinde tabiat sevgisini duru bir dille anlatmıştır. (Diğer ozanlar bu konuyu ele aldılar. Onlara ek olarak Aşık Veysel konuyu işledi.)

– Tuncay nerde ? – O da komşulara yardım etmeye gitti.
– Bahçeye bak. Diğer çocukları görünce, bizimkisi de koşturmaya başladı.
– Köpekler havlayıp sağa sola saldırınca atlar da huysuzlandılar ve kaçmaya başladılar.
– Aşk öyle derin bir duygudur ki romanlarda, şiirlerde, öykülerde defalarca işlenmiştir; hatta bilimciler de aşk olgusunu incelerler. (Onlar bile …)

3) Bir hareketin, eylemin, diğer eylemlerden sonra veya onlara bağlı olarak yapılabileceğini belirtir.

– İstersen gece sinemaya gideriz, paramız kalırsa dondurmacıya da gideriz.
– Önce salonla oturma odalarını temizleyelim, sonra banyoya da gireriz.

4) Umursamazlık, aldırmazlık belirtir.

– Artık gelse de olur, gelmese de olur.
– Konuşsak da bir şey değişmez, bizi dinlemiyorlar bile.

5) Pekiştirme, abartma belirtir.

– Gitmem de gitmem diye tutturdu !
– Hiç utanmadan yaşlı başlı adama bağırdı da bağırdı.

6) Bazen alaycı bir ifade belirtir.

– Ay, Yılmaz da mı karşı çıktı ?!  (Metin içindeki bütünlüğe göre, durumun değişmeyeceğini veya o kişinin konuşmaya hakkı olmadığını belirtebilir.)
– Herkes bitti, Ömer de mi bize akıl vermeye başladı ? (Ne hakkı var.)
– Amaaan, sanki kızacak da millet korkacak…

7) Sitem, kızgınlık ve tehdit belirtebilir.

– Dışarı çık da öyle konuşalım !
– Sen de artık beni dışlamaya başladın.
– Sağda solda laf edeceğine, gel de yüzüme karşı konuş !
– Hele bir dene de gör !

8) Özendirme, teşvik, beğeni anlamları verebilir.

– Benim oğlum büyüyecek de annesine bakacak.
– Maşallah, büyümüş de küçülmüş.

9) Özlem, istek belirtebilir.

– Artık oğlumuz dönse de yeniden aile olsak.
– Keşke geri dönse de bu anlamız hayatıma bir renk gelse.

10) Bir şeyde geç kalındığını, durumun değişmeyeceğini belirtebilir.

– Bu saatten sonra, bin defa da özür dilese affetmem.
– Artık gelse de bir gelmese de bir.

11 ) Bir durumun zorlukla üstesinden gelindiğini anlatır.

– Geç de olsa tezimi tamamlayıp gönderdim.
– Allahtan Dilek geldi de temizliği vaktinde bitirdik. (O olmasa ne yapardık.)
– Ne desek dinlemedi, neyse Orhan da anlatınca ikna oldu. (Veya: neyse, Orhan konuştu da ikna oldu)

12) “Bile” bağlacının yerine kullanılabilir. Bu durumda, metin bütünlüğüne göre; şaşırma, teşvik, vurgulama anlamları verebilir.

Hayret doğrusu, İlker de (bile) derneğe bağış yapmış ! (O kadar cimri olmasına rağmen…)
İlker de bağış yaptı, biz bir şey vermeyecek miyiz ? (Teşvik, katılım.)
Öğretmen o kadar güzel anlattı ki Faruk da anladı. (Hayret, o bile anladı.)

“Da” ve “de” ekleri bunların dışında kalan farklı durumlarda da kullanılabilir. Eğer ismin “-de” hâlinin kullanımı iyice kavranırsa, “da” ve “de” bağlaçlarının kullanımında sorun çıkmaz.

Türkçemiz geleceğimizdir. Onu koruyalım.
Saygılarımla

Reklamlar
Bu yazı Dil yarası içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to İSMİN HÂLLERİ VE “DA”, “DE” BAĞLAÇLARI

  1. Geri bildirim: “Kİ” BAĞLACI VE “-Kİ” EKİNİN YAZILIŞLARI | leventerturk1961

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s