ÖTÜCÜ KUŞLARIN DİL EĞİTİMİ – Bilimcilerin düşünceleri

Bilimcilerin inanclari, dusunceleri serisinde sırada, otucu kuslarin dil ogrenme kabiliyeti ile insansi maymunlarin ve insanlarin becerilerini karsilastiran Irene Pepperberg’in yazdiklari var.

Irene Pepperberg, Brandeis Universitesinde psikoloji dersleri verdi. Calismalarinin baslica odak noktasi: gri papaganlarin bilissel ve iletisimsel becerilerinin belirlenmesi ve bu becerilerin insansi maymunlarin, deniz memelilerinin ve homo sapiens (insan) yavrularinin becerileri ile karsilastirilmasi.
Soz kendisinin.

kus

Insan dilinin, jestler ve dogustan gelen vokalizasyonlarin kombinasyonu sonucu, ayna noronlarin evrilmesiyle birlikte ortaya ciktigina ve dilin evriminde kuslarin en iyi ornegi teskil edecegine inaniyor, ama bunu kanitliyamiyorum.

Son on yilda ayna noronlar – yani hem kisi belli bir eylemi gerceklestirirken, hem de baska birinin eylemini gozlemlerken aktiflesen noronlar- uzerinde yapilan calismalar, konusmanin jestlere dayanan kokleri hakkinda (somut kanitlar olmasa da) ilginc bulgular sagladi. Ayna noron hipotezi diyebilecegimiz hipotezin one surdugu gorus su: Konusma edinimini / ogrenimini saglayan baglantilari yaratabilmek icin, insan olmayan primat beynini yalnizca basitce yeniden duzenlemek yeterli. Bu hipotezde eksik olan nokta, konusmadan dile dogru gelisimi sergileyen bir ornek. Iste bu noktada kuslardaki vokalizasyona dayali bir modelin cok degerli olacagina inaniyorum. (Insan olmayan primat: Insan familyasi disinda kalan tum primat ust takimina verilen isim. Bu terim ozellikle gibon, sempanze, goril, orangutan gibi insansi primatlar ust familyasina gonderme yapar.)

Once, konuyla ilgili biraz bilgi vereyim. Tuneyen otucu kuslar iki gruba ayrilabilir. Sarkilarini ogrenen otucu kuslar (oscine) ve dogustan gelen sInIrlI sayida sarki bilen kuslar. (suboscine -alttakim-) Otucu kuslarin sarki edinimi icin belirgin bir noral yapilari ve mekanizmalari vardir. Alttakimin ise beyinleri ve sarki uretebilecek ses yolu yapilari oldugu halde, sarki edinimi icin beyin yapilari mevcut degildir.

Insan olmayan primatlar gibi, alttakim da sesli ifadelerine fazladan bilgi katabilmek icin genelde cesitli davranis ve jestleri kullanir: durus, sarki tekrar sayisi, kuyruk dikligi, ucus sekilleri vb. Ornegin W.John Smith durus, ucus ve sarki soyleme kaliplarini gozlemleyerek bir sinekcilin eylemlerini tahmin edebiliyor. Tipki dil ogrenen cocuklar gibi, otucu kuslar da duyma kabiliyetlerini yitirdiklerinde vokalizasyonlarini ogrenemezler. Ustelik, yetiskin ehliyetine sahip olmadan once duymalari, anlamsiz sesler cikarmalari ve sarkilarini prova etmeleri gerekir. G.J.Rose ve meslekdaslarinin cok kisa sure once gerceklestirdigi bir calisma, sarkilarinin sentaksinin (cumle bilgisi) bile sonradan ogrenildigini ortaya koyuyor. Kuslar oncelikle ikili kalibi duyuyor, daha sonra onlari birlestirerek yetiskinlere ozgu vokalizasyona gecis yapiyorlar. Sercelerin dis dunyaya ait olaylarla ilgili bilgiyi nasil ozumsediklerini ve o bilgiyi kullanarak nasil ardisik vokal davranislar gelistirdiklerini ortaya koyan bu tur veriler, insanin sentaks edinimi icin uygun bir model teskil ediyor.

Su an icin kimse kuslarin ayna noronlari olup olmadigini, olsa da ne sekilde islev goreceklerini bilmiyor. Bir kusun kendi sarkisi karsisindaki (kendini duyarak degil, ona dinletilerek ortaya cikan) tepkisine dair bazi noral veriler ilginc gostergeler iceriyor. Benim tahminime gore, (a) otucu kuslarda bu tur noronlar mevcut, (b) bu noronlar otucu kuslarin sarki gelisiminde buyuk rol oynuyor, ama (c) alttakimda yalnizca (insan ve maymun ayna noronlarindaki farkliliklara benzer) daha ilkel sekilde faaliyet gosteren ayna noronlar oldugu bulunacak.

Peki, ogrenilenle ogrenilmeyen vokal davranis arasindaki “eksik halka” nin durumu nedir ? Kimse primat soyundaki eksik halkayi bulamadiysa da, Donald Kroodsma kisa sure once sarkisini ogrenen alttakima ait oldugu dusunulen bir sinekcil kesfetti. Sarkisi hayli basit olsa da, kus gruplari arasinda diyalekte denk dusebilecek kimi farkliliklar mevcut. Henuz kimse bu kuslarin, sarki ogrenimine uygun beyin mekanizmalari olup olmadigini ya da bu mekanizmalarin neler olabilecegini bilmiyor. Ama tahminimce, Kroodsma’nin sinekcillerinde, otucu kuslarla onlarin alttakiminin noronlari arasina denk dusen, orta duzey bir isleve sahip ayna noronlar oldugu kesfedilecek. Bu da, insan olmayan primat ile insan iletisimi arasindaki kayip halka icin bir model teskil edecek

***

Enteresan bir konu. Insanlarin dil gelistirme kabiliyetlerini nasil edindikleri her zaman ilgi ceken bir sorudur. Bu konuda cesitli gorusler mevcut. Jest, korku ifadesi, boyun egme gibi davranislara eslik eden inilti, homurtu, sizlanma seslerinden baslayarak, en ilkel dinsel itaat ifadelerine yuruyen bir surec oldugu dusunulmekte. Avci-toplayici atalarimiz uzerinde yapilan her calismanin bu esrarin cozulmesi icin onemi var. Muhtemelen surec daha eskilere gidebilir. Zor bir alan.

Kuslar uzerinde arastirmalar surdukce, bu hayvanlarin ilk bakista pek dikkat cekmeyen ve birbirinin ayni gorulen namelerinin icinde ton, tekrar hatta vurgu farkliliklari oldugu gorulmekte. Kuslarin dil ogrenme sureci ile insan yavrularinin dil ogrenme sureci arasindaki benzerlikler dikkat cekmeyecek gibi degil. Anlamsiz sesler cikarmak, kaliplari ogrenmek ve ardindan butunu ile cumleye gecmek gibi ortakliklar mevcut. Otucu kuslarin bu zengin dil ifade kabiliyetlerine karsilik, yine ayni takim icinde yer alan fakat sarki ogrenme kapasitesi olmayan alttakim kuslarin, bu eksikliklerini davranis ve jestlerle tamamlamalari da dusundurucu. Sanki dogal gelisim sureci icinde, bir bolum dumura ugradiginda bir baska bolumun alternatif olarak gelismesi gibi bir durum mevcut.

Evlerinde kanarya besleyenler, sarkilarini ogrenen otucu kuslarin ne kadar ustun bir taklit kabiliyeti oldugunu bilirler. Yillar once, epey para vererek aldigim bir kanaryam vardi. Satici arkadas, kusu bana vermeden once bir kac hafta alikoymus, kafesi tamamen kapatarak ona bulbul seslerini dinletmisti. (Tabii bu islemin yapilabilmesi icin kanaryanin dogar dogmaz annesinden alinmasi ve tecrit edilmesi gerekiyor. Eriskinler icin gecerli degil.) Sonucta nagmelerini bulbul sesi gibi cikaran fakat otus sirasinda dogal sesine donen cins bir tepeli kanaryam olmustu. Bunlar gercekten cok nadir bulunur ve fiyatlari el yakicidir.

Elbette, insandaki bilmece cok daha buyuk. Hayvan turlerinden farkli olarak insan, soyutlama yapabilme yetenegine de sahip, bu ise onu benzersiz kilmakta. Benim bildigim kadari ile, kuslarin sayi sayma kabiliyeti oldugunu gosteren hicbir somut bulguya ulasilamadi. Bu hayvanlarda bizim anladigimizdan cok farkli bir kume-topluluk kavrayis modeli var. Bilemiyorum. Konu, konusma ve isitmeye yonelik kabiliyetten ote, gorsel algilama ile alakali olabilir.

Reklamlar
Bu yazı Bilimcilerin düşünceleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s