HAYVANLARIN HİSLERİ VAR MIDIR – Bilimcilerin düşünceleri

Sirada Newyork Universitesinde profesorluk yapmış olan Joseph Le Doux bulunuyor.”Emotional brain” Duygusal beyin, ve “Synaptic Self: How our brains become who we are” Sinaptik benlik: Beyinlerimiz nasil biz haline gelir, isimli kitaplarin yazari.

Soz kendisinin…

animals

Hayvanlarin hisleri ve daha baska bilinc durumlari olduguna inaniyorum, ama bunu simdiye dek ne ben kanitlayabildim, ne de baska biri. Degil hayvanlarin, kendimiz disinda insanlarin bilincli oldugunu dahi kanitlayamiyoruz. Gerci herkeste ayni konfigurasyona sahip beyinler olduguna gore, baskalarinin bilincine biraz da olsa guven duyabiliriz. Ama gozumuzu diger turlere cevirdigimiz ve hislerle, genel olarak bilincle ilgili sorular sormaya basladigimiz anda tehlikeli sulara girmis oluyoruz, cunku orada donanimlar bambaska.

Herhangi bir tehditle karsi karsiya olan bir fare cogu hayvanin yaptigini yapar. Yani ya hareketsiz kalir, ya kacar, ya da saldirir. Insanlar da asagi yukari bunlari yapar. Bazi bilimcilere gore, bir fareyle bir insan, benzer durumlar ayni sekilde davrandiklari icin, ayni turde subjektif deneyime sahiptirler. Ben boyle soyleyebilecegimizi dusunmuyorum.

Beyinsel donanimin iki ozelligi var ki, subjektif deneyimlerimize bakarak, diger hayvanlarin deneyimlerine dair genellemeler yapmamizi zorlastiriyor. Bunlardan biri, cogunlukla insan bilinciyle iliskilendirilen devrelerin (isleyen bellek ve yonetici-denetim fonksiyonlarindaki rolu dolayisiyla) lateral prefrontal korteksi (yan alin korteksini) kapsamasidir. Bu genis bolge insanlarda diger primatlara kiyasla cok daha geliskindir, baska canlilarda ise yok gibidir. Bu yuzden bilincin prefrontal kortekse dayali fonksiyonlari konusunda -ki buna kim oldugumuza dair bilgimiz ve planlar yapma, kararlar alma yetenegimiz de dahil- diger primatlarin insanlardan farkli olabilecegini dusunmek icin yeterli nedenimiz var. Bir diger onemli farklilik da, insanlarin dogal dile sahip olmasi. Insan deneyiminin buyuk bir kismi dille ilintili oldugu icin, bilincin de dile bagli oldugu sIkca soyleniyor. Durum boyle ise, diger hayvanlar bilinc oyununun disinda kaliyorlar. Yani baska bir hayvanin bilinci ne turden olursa olsun, bizim cogu bilinc durumumuzdan farkli olacaktir.

Iste bu nedenlerden dolayi, baska bir hayvanda bilincliligin nasil olabilecegini bilmek cok zor. Bilinci (icsel ve subjektif oldugu icin) olcemiyorsak ve onun hakkinda sorular sormak icin kendi deneyimlerimizden yararlanamiyorsak (cunku bunu mumkun kilacak olan donanim farkli) ustunde calismak da zorlasir.

Soylediklerimin cogu, bilincli deneyimi ilgilendiren konular icin de gecerli. Ama bilincin, bilimsel acidan daha az sorun teskil eden bir yonu de var. Diger hayvanlarin bilinc icerigi ustunde calisamasak da, bilincliliklerini mumkun kilan surecler ustunde calisabiliriz. Insan olmayan primatlarin isleyen-bellegi ile calismalarda yapilan sey tam da budur. Insan olmayan primatlardaki bilinc icerigi alaninda belli bir basariyi yakalayan yaklasimlardan biri, sInIrlI bir bilincliligin yani gorsel farkindaligin ustune yogunlasti. Fakat Christof Koch ve Francis Crick’in bu yaklasimi, nedensel mekanizmalardan cok, bilincin sinirsel baglantilarini inceliyordu. Baglantilar ve mekanizmalar ayni olabilir; ama olmayabilir de. Isin ilginci, bu yaklasim ayni zamanda prefrontal korteksin gorsel farkindaligi mumkun kilma konusundaki onemini de vurguluyor.

Peki ya hisler ? Benim gorusume gore his, kendi aktivitelerinin farkinda olan bir beyinde, korku sistemi gibi bir duygu sisteminin aktif olmasiyla gerceklesen seydir. Yani “korku” dedigimiz sey, beynin savunma sistemine ait aktivitelerin (ya da bedensel tepkiler gibi, bu aktivitenin dogurdugu sonuclarin) isleyen-bellegi mesgul ettigi zamanlarda, icinde bulundugumuz zihinsel bir durumdur. Bu gozle bakinca hislerin daha cok primatlara has ve ozellikle insanlarda iyi gelismis olan korteks bolgeleriyle yakindan iliskili oldugu goruluyor. Bunun yaninda, dogal dil de varligiyla duygulara cesitli tonlar kazandiriyor. Cunku durumlari ayirt ve kategorize etmemiz, onlari yalnizca kendimizle degil, baskalariyla da iliskilendirmemiz icin gereken kelimeleri ve gramerleri kullanmamiza izin veriyor. 

Hisler konusunda farkli gorusler de mevcut: Antonio Damasio hislerin, korteksin ve beyin kokunun bedensel duyum bolgelerinde gerceklesen daha primitif aktivitelerinden kaynaklandigini ileri suruyor. Jaak Pankseep’in de gorusu asagi yukari ayni, ama o daha cok beyin koku ustunde duruyor. Pankseep’e gore, soz konusu ag, insan evrimi surecinde cok fazla degismedigine gore, turlerin paylastigi hislerle baglantili olabilir. Bu fikre teorik baglamda karsi degilim, fakat kanitlanabilecegini sanmiyorum. Pankseep, bir his farelerde de insanlarda da korkuya benziyorsa, her iki turde de korku yarattigi icindir diyor. Peki ama ayni davranisi sergileyen fareyle insanin ayni seyi hissettigini nereden biliyoruz ? Hamam bocegi de tehlikeden kaciyor; bu durumda, kacarken o da mi korku hissediyor ? Davranissal benzerliklerin, deneyimin de benzerligini kanitlamak icin yeterli bir zemin olusturdugunu dusunmuyorum. Noral benzerlikler fare ile insanin benzer beyin kokune sahip olmalarina yardimci oluyor, hamam boceginin ise beyni dahi yok ! Ote yandan, hislerden beyin koku mu sorumlu ? Insanlarda boyle oldugu kanitlansa bile, fare soz konusu oldugunda nasil kanitlanacak ?

Sonucta, basladigimiz noktaya geri donduk. Bence farelerin ve diger memelilerin, hatta belki hamam boceklerinin de hisleri var. Ama bunun nasil kanitlanabilecegini bilmiyorum. Ve hislerinin bizimkilerden temel anlamda farkli olabilecegini dusunmek icin nedenlerim oldugundan (cunku insan bilinci belli bazi devrelere ve dile bagli gibi gorunuyor), farelerde hisler uzerinde calismaktansa, duygusal davranislar ustune calismayi tercih ederim. Fareler ustune calisiyorum, cunku olctugunuz sey, farede de insanda da ayni oldugu surece, noral duzeyde asama kaydetmeniz mumkun. Farelerde dil ve bilinc uzerine calismayacagim gibi, hisler ustune de calismam. Cunku varolup olmadiklarini bilmiyorum. Belki bu konuda dar goruslulukle suclanabilirim, ama basimi farede bilinc duvarina carpacagima, ustunde calisabilecegim bir konuda ilerleme kaydetmeyi yeglerim. 

***

Sanırım 2006 yılında, Kanada’nin ulusal orman-parklarindan birinde yasamakta olan bir puma, bisikleti ile gezinen genc bir kiza saldirdi ve maalesef onu oldurdu. Normalde insanlardan kacan bu hayvanin neden boyle bir sey yaptigi sorusu gundeme geldi. Uzun arastirma ve gozlemlerden sonra, insanlarin bisikletlerin jantlarina taktiklari renkli seritler, gidonlara asilan susler ve benzer aksesuarin, hareket halinde iken puma tarafindan sanki bir tur tehlike sinyali gibi algilanabilecegi, akla en yatkin aciklama olarak goruldu. Bilhassa tekerleklerdeki renkli ve isigi yansitan susler hayvani uyarmaya yetiyordu.  (Tabii, genc kizin tek basina gezinmesinin pumayi cesaretlendirecegi unutulmamali.)

Belki farkli faktorler de olabilir. Ama bu ornek dahi hayvanlarin dis dunyayi nasil farkli yorumlayabilecegini gostermekte.

Kaldi ki “hayvanlar” terimi, yuzbinlerce hayvan turunu icine alan genis bir yasam yelpazesine gonderme yapmakta. Pek cok davranisi bizlere benzeyen memeliler disinda; omurgasizlar, kafatassizlar, surungenler, cift yasamlilar, sungerimsiler ve benzeri ana dallara bagli turler yasamakta. Bizlere yakin olan canlilari dahi yorumlamakta zorlanirken hayvanlarin tumu adina kestirimlerde bulunmaya calismak buyuk cesaret ister. 

Farkliliklari salt beyinde arayacak isek, sn Doux’un belirttigi gibi, beyni olmadiklari halde korku ve benzer davranislar sergileyen hayvanlara rastlanabiliyor. “Hisler” soz konusu oldugunda ise isin icinden cikmak nerdeyse imkansiz. Biz insanlar dahi kendi aramizda hislerimiz konusunda anlasamazken, bir de hayvanlarin tam olarak neler hissettigini anlamaya calismak simdilik bir hayal.

Fakat, acizane, bu konuda benim inancim soyle. Bir fare dahi olsa, evrimsel olarak ilerlemis ve kompleks bir tur seklinde yerini almis hayvanlar uzerinde calismak cok yorucu olabilir. Sanirim, hayatin kokenlerine geri donup mikroorganizma seviyesinde calismalar yapmak ve “basit” canlilarin anlik tepkiler gibi gorunen hareketlerini incelemek de yararli olabilir. Boylece bizleri alabildigine karmasik bir sinir agina goturen parcaciklara ait en ilkel tepkiler olculebilir. Tabii bu varsayim bile kendi icinde, onlarin “basit” oldugu gibi yorumlanmasi cok zor bir tarifi icermekte. Viruslerin degisen kosullara adaptasyonu ve savunucu sistemi kandiran ustun kodlama yetenekleri bile neyin basit neyin kompleks oldugunu ayirt etmeyi zorlastiriyor. 

Soyle ustunkoru bakildiginda, bazi hayvanlarin acikca korku ve endise ifadeleri dogada gozlemlenebiliyor. Havadaki yirticinin kokusunu alan antiloplar korku icinde kacisiyorlar. Fakat, sanirim, farkli turlere yoneldigimizde korku ifadesini gorebilmek mumkun olamiyor. Kafadanbacaklilar, yumusakcalar gibi hayvanlar saldiri durumunda dahi bize benzer ifadelere sahip degiller. Kaldi ki, bu korku ifadelerine sahip olan hayvanlarin dahi neler hissettigini anlayabilmek simdilik sadece bir hayal. Sn bilimcinin dedigi gibi: “donanimlar bambaska

Kabul etmemiz gereken bir sey ise, hayvanlarin bize benzer ifade bicimleri gostermek gibi bir zorunluluklari olmamasi. Tahminimce, belki de onlar zevk, korku, cinsel istek, tatmin ve benzeri durumlara ait cok zengin bir dile sahipler ve iclerinde bulunduklari hali kendi turlerine karsi ustalikla yansitabiliyorlar. Fakat biz bunlarin cogunu farketmiyoruz. Bu konuda norologlar ile hayvanbilimcilerin bazen birlikte calismalari gerektigine inaniyorum. Zira hayvanbilimciler onlari gozlemleyerek sasirtici deneyimlere sahit olabiliyorlar. Kuslarin otusleri uzerinde yapilan calismalar, bize tekduze ve ayni gorunen sakimalarda dahi ton farkliliklari oldugunu ortaya koyuyor. 

 Olaganustu zengin bir dunyada yasiyoruz. Fakat ne yazik ki farkli bilinc turleri kismen birbirlerine kapali.

Reklamlar
Bu yazı Bilimcilerin düşünceleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s