GEÇMİŞİ NASIL HATIRLARIZ – Bilimcilerin düşünceleri

Bilimcilerin inanclari, dusunceleri serisinde sirada Terrence Sejnowki bulunuyor.

Terrence Sejnowski, Howar Hughes tip enstitusunde arastirmacilik yapmış. Uzmanlik alani bilissel noroloji. Arastirmalari ise beyin mekanizmalari ile davranisi baglayan prensipler uzerinde. The computational brain (Bilgisayar beyin) kitabinin yazarlarindan biri.

Terrence Sejnowski, Howar Hughes tip enstitusunde arastirmaci. Uzmanlik alani bilissel noroloji. Arastirmalari ise beyin mekanizmalari ile davranisi baglayan prensipler uzerinde. The computational brain (Bilgisayar beyin) kitabinin yazarlarindan biri.

Soz kendisinin.

sin

Gecmisi nasil hatirlariz ?  

Bu sorunun sanatci, tarihci ya da bilimci olmaniza bagli olarak degisebilecek pek cok yaniti var. Bir bilimci olarak ben, anilarimizi depolamakla sorumlu mekanizmalarimizi ve anilarin beynin neresinde sakli oldugunu bilmek istiyorum. Norobilimciler, ogrenmenin sinirsel mekanizmalarini cozme yolunda olaganustu yol katetmis olsalar da, ben uzun sureli anilarin depolandigi yeri yanlis yerlerde aradigimiza inaniyorum. (Ama bunu kanitliyamiyorum.)

Bugun vucudumdaki molekullerin cogu cocukken sahip olduklarimdan farkli oldugu halde, cocuklugumu hatirlayabilme yetenegim beni hayrete dusuruyor. Beynimi olusturan molekuller durmaksizin yeni uretilenlerle yer degistiriyor. Bu molekuler hareketlilige ragmen, 50 yil once yasadigim yerlere dair anilari ayrintisiyla dokumleyebiliyorum; bunlar simdiye kadar hic sayip dokmedigim ama kolaylikla dogrulanabilecek anilar. 

Anilar beyin hucrelerinin icindeki -yerlerine surekli yenileri gelen- molekullerde gerceklesen degisimler olarak depolaniyorsa, bir ani nasil olur da 50 yil boyunca degismeden kalir ? Benim tahminime gore, eski anilarin substratlari hucrelerin icinde degil, disinda, yani hucre disi alanda yer aliyor. (Substrat: Dogal olarak yalniz canlilar tarafindan sentezlenebilen biyolojik katalizor olan enzimlerin etki ettigi bilesige verilen isim. Enzimin saniyede etki ettigi substrat molekul sayisina enzimin etkinlik degeri adi veriliyor.) Bu alan bos degil, aksine hucreleri birbirine baglayan ve sekillerini korumalarina yardimci olan dayanikli bir madde matriksi ile dolu. Tipki yara dokusu gibi, bu matriks de zor cozunuyor ve yerine yenisi gelse dahi bu cok yavas gerceklesiyor. Boylece cilt hucrelerinin yillar boyu yenilenmesie ragmen vucudumuzdaki yaralarin neden fazla degismedigi de anlasilmis oluyor.

Onsezim, motor sistemler ile kas hucreleri arasindaki kavsak ustunde yapilan bir klasik deneyler serisine dayaniyor. Sinir-kas (noromuskuler) kavsagi aktive edildiginde kas kasilir. Kasi aktive eden sinir ezilirse, kavsakta yeniden sinir lifi gelisir ve ozel bir sinir terminali olusturur. Ayni sey kas hucresi olse dahi gerceklesir. Bu ornekteki temasin “anisi”, kas-sinir kavsagindaki “bazal lamina” denen hucre disi matris tarafindan muhafaza edilir. Beyindeki sinapslarda yer alan hucre-disi matrislerin de benzeri bir islevi olabilir ve sinirlerin icindeki molekullerin surekli degisimlerine ragmen, onlar da butunsel baglanabilirligi muhafaza ediyor olabilirler. 

Hucre disi matrisin uzun sureli anilardan sorumlu oldugunu nasil kanitlayabilirim ? Teoriye gore, hucre disi matris hasar gorurse, anilarin da kaybedilmesi gerekir. Bu deney, ancak hucre disi matrisin bilesenlerini secici olarak degrade eden enzimler sayesinde veya molekuler genetik teknikler kullanarak bir veya daha cok sayida kritik molekulu devre disi birakmak kaydiyla gerceklestirilebilir. Eger hakliysam, o zaman -bizi essiz bireylere donusturen- tum anilarimiz, beynin dis iskeletinde muhafaza ediliyor demektir. Hucre ici mekanizma, anilari gecisi olarak sakliyor, hucre disi matriste nelerin kalici olarak muhafaza edilecegine, belki de biz uyurken karar veriyor. Kim bilir, belki gunun birinde bu “anilar dis iskeletini” renklendirip, anilarimizin neye benzediklerini gorebiliriz. 

 ***

Sn Sejnowski’nin yazdiklari fazlasi ile teknige girdigi icin cok yorum yapamam. Bir yeri cok dikkatimi cekti: Vucudumuzdaki molekullerin ve hucrelerin yenilenmesine ragmen kendimizi nasil hala ayni ben olarak algiladigimiz ve anilarimizi muhafaza edebildigimiz. Bu husus cesitli ruhiyatci felsefeciler tarafindan vurgulanmis ve insanda bedenden bagimsiz bir ruh oldugunu gosteren bir arguman olarak kullanilmistir. Fakat oyle gorunuyor ki, bu sasirtici durumun dahi dogal bir aciklamasi olabilir.

Varolus olarak tanimladigimiz tum halin icinde hatta “otesinde” ustun bir bilinc olduguna inanan bir insanim. Fakat ne zaman noroloji ile ilgili bir seyler okusam bu inancim sarsilmaya basliyor. Bu yazinin konusu “hatirlamak” ve bu bana bir cagrisim yapti. Bir haberi hatirladim. Bu haberde, bir kiz cocugunun hastaligi anlatiliyordu. Henuz ilkokul caginda olmasina ragmen, her gun anilarini unutmaya başlamisti. Doktorlar, kizin bir sure sonra anne ve babasinin isimlerini dahi hatirlamiyacagini soyluyorlardi. Sanirim bu ozel hastaligin henuz bir tedavisi de yoktu. Boyle durumlarda ister istemez kendime soruyorum: Nerde bu olumsuz insan ruhu, nerde ? Beynin icine veya beyincige yerlesen bir virus insana her seyi unutturabiliyorsa, ruh denilen sey ne ?

Diger yandan, biz insanlarin dogayi degistirebilme gucu, hastaliklarin ustesinden gelebilmemiz, ogrenme ve gelistirme kabiliyetimiz bana tum bireysel dramlarin otesinde tumel bir insan bilinci oldugunu dusundurmekte.

Belki bir gun bilincle ilgili bilmeceleri cozebilecegiz. Eger bir cevap varsa, belki de gelecekte ulasacagimiz cevap, su an tum dusunduklerimizden, tum varsayimlarimizdan cok farkli bir sey olabilir.

Ama belki de, butunuyle insanlik olarak, kesin bir cevaba ulasamadan tum eski cevaplarimizi unutabiliriz.
Hatta sorularimizi bile unutabiliriz.

Boyle olmamasini diliyorum ve umut ediyorum.

Reklamlar
Bu yazı Bilimcilerin düşünceleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to GEÇMİŞİ NASIL HATIRLARIZ – Bilimcilerin düşünceleri

  1. Atilla Salcioglu dedi ki:

    Levent bey yazılarınızı ilgi ile okuyorum gönderiler için teşekkür ederim bir ricam olcak lütfen kendinizi tanıtırmısınız yorumların fikirlerin neşet ettiği menşe’i tanımak isterim
    peşinen teşekkürlerimi sunarım saygılarımla atilla

    Date: Wed, 19 Nov 2014 07:56:24 +0000
    To: atillasalcioglu@hotmail.com

    • leventerturk1961 dedi ki:

      Sn Atilla Salcıoğlu,
      1961 İstanbul doğumluyum. Temel elektrik-elektronik eğitimi aldım. Şu an emekliyim ve iki çocuğum var. Doğa bilimlerini, felsefeyi çok severim ve yeni yayınları elimde geldiğince takip etmeye çalışırım. Bloğumda üst tarafta “hakkımda” kısmında az çok bilgi verdim. İlginiz için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s