ZOMBİ FİLMLERİNİN TARİHÇESİ 4- 1970’ler

Yaşayan Ölülerin Gecesi filminde temel karakteristikleri belirlenen zombilerin seyirci tarafından beğenildiği ve ticari getirisi olabileceği anlaşılınca, 70′lerden günümüze kadar yüzlerce zombi filmi çevrildi. Bunların arasında kaliteli filmler olsa da büyük çoğunluğu sadece korku uyandırmaya yönelik vasat yapımlardır. Elbette hepsini tek tek vermeye gerek yok. Dolayısı ile seyirci tarafından beğenilmiş yapımlar üzerinde duracağım ve bazı vasat filmleri de sadece örnekleme amacı ile göstereceğim. Zombi filmleri ağırlıklı olarak Hollywood tarafından çevrilse de İngiliz, Alman, İtalyan, Japon yapımı filmlere rastlamak da mümkündür.

Göze ilk çarpan film olarak 1971 yapımı Tombs Of The Blind Dead, yön: Amando De Ossoriso gösterebiliriz. Filmin Türkiye’de hangi isimle oynatıldığını hatırlayamadım. Hafif erotik öğelerle de süslenen filmde, şeytana tapan ve kötülük dolu ayinler yapan bir grup şövalyenin hayata dönüşü anlatılmaktaydı.

tombs-of-the-blind-dead

Tombs Of The Blind Dead – 1971

Bunu bir zombi komedisi olan Children Shouldn’t Play With Dead Things (1972) izledi. Sonra, Romero usta bu sefer Salgın (The Crazies, 1973) filminde biraz farklı bir temaya el attı. Bir kasabanın içme suyuna karışan kimyasallar sıradan insanları birer canavara çevirmeye başlamıştı. Derken yön. Amando De Ossariso 1973 yılında, kötü şövalyelerle ilgili filmin devamını çekti. 1978 yılına kadar geçen dönemde hepsi de vasat 20 kadar zombi filmi seyirciye sunuldu. Nihayet on yıllık dönemin sonuna doğru George A. Romero, yeni bir başyapıt sayılabilecek filmini patlattı: Ölülerin Şafağı (Dawn Of The Dead, 1978)

dawn-of-the-dead-7

Ölülerin Şafağı – Dawn Of The Dead – 1978. Alışveriş merkezine sığınan dörtlü

Tıpkı Romero’nun ilk filminde olduğu gibi bu filmde de ölüler bilinmeyen bir sebeple canlanmaya başlarlar. Fakat bu sefer felaketin boyutları çok daha büyüktür ve salgın Amerika’nın -hatta belki dünyanın- her yerine yayılmıştır. Bir TV stüdyosunda çalışan Stephen ve sevgilisi Francine, şirkete ait bir helikopteri alarak kaçmayı planlar, sonra, tıpkı onlar gibi planlar yapan bir SWAT tim üyesi Roger ve arkadaşı Peter ile tanışırlar. Bu dörtlü bir alışveriş merkezine sığınırlar ve dışarda dolaşan cesetlerin içeri girmemesi için her tarafı iyice kapatırlar. Burda, bir tür fantastik hayat yaşamaktadırlar. Ellerinin altında istedikleri her şey vardır ve güvendedirler. Helikopterleri ise gerektiğinde kaçmak üzere çatıda beklemektedir. Bu arada Peter ısırılmış ve yavaş yavaş bir zombiye dönüşmeye başlamıştır. Bir süre sonra onu yok etmek zorunda kalırlar. Etrafta motorsikletleriyle dolaşan yağmacı bir çetenin alışveriş merkezinin kapılarını parçalayarak içeri girmesiyle dehşet başlar. Onlarla birlikte içeri yüzlerce zombi dolar. Sadece üç kişi kalan kahramanlarımız bir yandan zombilere, diğer yandan silahlı çete üyelerine karşı çarpışacaklardır.

dawn-of-the-dead-5

Ölülerin Şafağı filminde de unutulmaz sahneler bulunur. Çete üyelerinin alışveriş merkezindeki mücevher ve elektronik reyonlarını talan etmeleri, zombi bir kadının üzerindeki kolye ve yüzükleri parçalayarak almaya çalışmaları, bir kere daha “kim daha kötü?” sorusunu sormamıza sebep olur. Zombilerin, aslında hiçbir şeye ihtiyaçları olmadıkları halde, sürü olarak alışveriş merkezine yönelmeleri de ayrı bir soru işaretidir. Bunu birbirlerine sorarlar ve şöyle cevaplarlar:

dawn-of-the-dead-6

Zombi filmlerinin vazgeçilmez sahnelerinden biri: etraftaki zombilere ateş açan insanlar.

– Her zaman yaptıkları işleri yapmaya çalışıyorlar. Eski hayatlarındaki düzeni bilinçsizce taklit ediyorlar.

Bu filmde de, kahramanlardan biri yine zombiye dönüşecektir. Bir asansör boşluğunda kısılı kalan Stephen ısırılır ve bir süre sonra değişim geçirir. Cesetlerden biri saatler sonra bilinçsizce asansörün düğmesine bastığında kapılar açılır ve Stephen, bir elinde sarkan tabancası ile bir zombi şeklinde görünür.  

dawn-of-the-dead-2

Ölülerin alışveriş merkezine şuursuzca ilerlemesi, tüketim kültürünün insanları birez zombiye çevirmesi olarak yorumlanmıştır.

Ölülerin Şafağı filmi, Romero’nun ilk filmi ölçüsünde olmasa da yine de eleştiriler almıştır. Bir dergiye göre filmin asıl kahramanı zombi makyajlarını başarı ile gerçekleştiren makyaj ekibidir. Bir başka yorumda ise, insanı gerçekten dehşete düşüren Yaşayan Ölülerin Gecesifilmi ile karşılaştırıldığında Ölülerin Şafağı kanlı bir komedi olarak kabul edilecektir. Tüm bunlara rağmen, Ölülerin Şafağı genel bir beğeni kazanır ve zamanla zombi film klasiklerinden biri olur. 

zombi-paragraf

zombie2

Fakat 70′lı yıllar bu filmle bitmez, 1979′da bir başka yönetmen, daha kanlı ve şiddet dolu bir filmle sahneye çıkar: Zombie veya Zombie 2 isimli filmiyle Lucio Fulci hareketlenmiştir.Ölülerin Şafağı filmi Avrupa’da bazı ülkelerde Zombie  ismiyle oynadığından, Fulci’nin filmi Zombie 2 ismini alır. Ayrıca Zombi Adası, Zombi Et Yiyiciler gibi isimleri de bulunmaktadır filmin.

(Zombie 2, Zombie Island, Zombie Flesh Eaters)

Zombiseverlerin çok iyi bildiği gibi, Lucio Fulci “iğrenç detaylara” meraklı bir yönetmendir. Filmlerinde her tür kanlı ve iç bulandırıcı sahnelere rastlamak mümkündür. Kafası mengeneye sıkıştırılıp matkapla delinen genç bir çocuk, ağzından böcekler çıkan bir kadın, gözüne kapıdaki tahta parçası saplanan bir başka kadın … liste böyle sürer gider.

zombi2-3

Yönetmen Lucio Fulci’nin filmlerinde her tür kanlı sahneye rastlamak mümkündür.

Lucio Fulci’nin zombileri görünüş açısından Romero’nun zombilerinden epey farklıdır. Daha çok “toprak kokuludurlar”. Bazıları senelerce toprağın altında kalmıştır ve toprağı eşeleyip çıkarken göz yuvalarından topak topak kurtçuklar dökülür, hareket ettikçe parmakları, kulakları kopup yere düşer. Makyajda çok daha fazla et ve kan benzeri malzeme kullanılmıştır.

zombie2-5

Beslenme zamanı…

Zombie 2 filmi Newyork limanında başlar. Küçük bir tekne, sahil polisinin tüm uyarılarına rağmen başıboş ve tehlikeli bir şekilde sahile yaklaşmaktadır. Sahil polisi sonunda tekneyi durdurur ve iki polis tekneye çıkar. Polislerden biri alt kamaraya indiğinde korkunç bir manzarayla karşılaşır. Masanın, mutfak tezgahının, kanepelerin üstü, kemirilmiş kanlı organ parçalarıyla doludur. Bunların üzerinde böcekler gezinmektedir ve içerde dayanılmaz bir koku vardır. Burda aniden şişman ve iğrenç bir zombi perdenin arkasından çıkar ve polise saldırır. Diğer polis ise, güverteye çıkan zombiyi vurarak denize düşürür. Isırılan polisi acilen hastaneye kaldırırlar. Otopsi masasında polis yeniden canlanacak ve hastalığı önce personele sonra tüm şehre bulaştıracaktır. Teknedeki olayları araştıran Anne Bowles (Tisa Farrow) ve Peter West (Ian McCulloch) bu hastalığın doğum yeri olan bir adaya giderler. Burası yüzlerce zombiyle kaynamaktadır.

zombie2-4

Lucio Fulci, aşırı şiddet ve kan dışında bir şey katmış mıdır zombi filmlerine?
Romero’nun filmlerinde arka planda her zaman bir felsefe, bir toplumsal eleştiri gizlidir. Ama Fulci’nin filmlerinde ne bulabiliriz ? Onun zombi filmlerine pek bir şey kattığını düşünmüyorum. Bazılarına göre Lucio Fulci bir başka büyük İtalyan korku yönetmeni Dario Argento ile yarışa çıkmış ama asla onun gibi olamamıştır. Filmleri, içerdikleri aşırı şiddet sebebiyle sansürlenmiş hatta bazen tamamen yasaklanmıştır. Vahşi sahneleri dert edinmeyen ve midesi sağlam izleyiciler Fulci’nin filmlerini seyredebilirler.

70′li yılların zombi filmleri aşağı yukarı bu 2-3 örnek ile sınırlıdır. Elbette başka filmler de çevrilmiştir ama hemen tamamı pek de önem arzetmeyen vasat yapımlardır. Bunların arasında isimleri az çok bilinen:

House Of The Living Dead (Ray Austin, 1973), Garden Of The Dead (Bob Clark, 1974), Pesticide (Jean Rollin, 1978) filmleri sayılabilir.

70′li yıllar böyle biterken 80′li yıllarda zombi filmlerinde tam bir patlama yaşanacaktır; o yüzden bazı zombi sineması tutkunları o dönemi “gürleyen seksenler” olarak adlandırırlar.

Reklamlar
Bu yazı Zombi filmlerinin tarihçesi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to ZOMBİ FİLMLERİNİN TARİHÇESİ 4- 1970’ler

  1. Geri bildirim: Yeşilçam porno ve erotik izle | Film izle - Film Bulucu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s